Yürürken telefona bakmak yürüyüşün faydasını azaltıyor mu?

Yürürken telefona bakmak yürüyüşün faydasını azaltıyor mu?

Akıllı telefonla yürümek, yalnızca çevrede olup bitenleri kaçırma riskini artırmıyor; aynı zamanda yürüyüşün zihinsel rahatlama ve doğayla bağ kurma etkisini de azaltabiliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, özellikle doğada yürürken telefondan uzak kalmanın dikkat ve zihinsel dinlenme açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Bilimsel çalışmalar, telefonla mesajlaşma veya ekrana bakma gibi görevlerin yürüyüş sırasında dikkati bölebildiğini, çevresel farkındalığı azaltabildiğini ve yürüme düzenini etkileyebildiğini gösteriyor. Ancak bu bulgular, telefon kullanan herkesin yürüyüşten hiç fayda sağlayamayacağı anlamına gelmiyor. Asıl risk, fiziksel aktivitenin yanı sıra zihinsel dinlenme ve güvenli hareket için gereken dikkatin bölünmesiyle ortaya çıkıyor.

TELEFONLA YÜRÜMEK DİKKATİ NASIL BÖLÜYOR?

Yürümek otomatik bir hareket gibi görünse de çevredeki engelleri, insanları, araçları, yol işaretlerini ve zemindeki değişiklikleri takip etmeyi gerektirir. Telefonda mesaj okumak, yazmak veya ekrana uzun süre bakmak ise aynı anda görsel ve bilişsel işlem yapılmasını zorunlu kılar.

Yürürken telefon kullanımını inceleyen araştırmalarda, özellikle mesajlaşmanın yürüme hızında düşüş, adımlarda değişkenlik ve zihinsel iş yükünde artışla ilişkili olduğu bildirildi. Başka bir çalışmada ise telefon kullanan yayaların yol üzerindeki olayları fark etme ve bunlara tepki verme performansının olumsuz etkilenebildiği görüldü. Bu nedenle telefonla yürümek, kalabalık kaldırımlarda, yaya geçitlerinde ve araç trafiğinin bulunduğu alanlarda güvenlik açısından da dikkat gerektiriyor.

DOĞADA YÜRÜYÜŞÜN ZİHİNSEL ETKİSİ AZALABİLİR

Doğada yürüyüşün yararlarından biri, kişinin çevresine daha fazla dikkat vermesi ve zihinsel olarak günlük yoğunluktan uzaklaşabilmesidir. Ağaçlar, kuş sesleri, ışık değişimleri ve yürüyüş yolu gibi çevresel ayrıntılar, dikkatin ekrandan doğal ortama yönelmesine yardımcı olabilir.

2023 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir çalışmada, parkta yürürken telefondan metin okuyan yetişkinlerle telefon kullanmadan yürüyen yetişkinler karşılaştırıldı. Telefon kullanmadan yürüyen grupta olumlu duygu durumunun daha fazla arttığı, olumsuz duygu durumunun ise daha fazla azaldığı ve doğayla bağ kurma hissinin güçlendiği görüldü. Bu sonuçlar, telefonsuz yürüyüşün herkeste aynı etkiyi yaratacağını kanıtlamasa da ekranın doğayla kurulan dikkati zayıflatabileceğine işaret ediyor.

“YÜRÜYÜŞ SADECE YER DEĞİŞTİRMEK DEĞİL”

Prof. Dr. Derya Uludüz, akıllı telefonla yürüyen kişinin fiziksel olarak hareket etse bile zihinsel olarak ekranın içinde kalabileceğine dikkat çekiyor. Uludüz’e göre yürüyüşün dinlendirici etkisinden yararlanmak isteyenlerin en azından yürüyüşün bir bölümünü telefonsuz geçirmesi ve çevresine odaklanması önem taşıyor.

Uzmanın değerlendirmesinde yer alan “doğaya kulak verme” çağrısı, yürüyüş sırasında çevresel farkındalığı artırmaya yönelik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, telefonsuz yürüyüşün dikkat eksikliği, depresyon veya tükenmişlik gibi sorunları tek başına tedavi ettiği yönünde yeterli kanıt bulunmuyor. Bu tür ifadeler, tıbbi tedavinin yerine geçecek bir yöntem olarak değerlendirilmemeli.

YÜRÜYÜŞÜN SAĞLIK AÇISINDAN KANITLANMIŞ FAYDALARI

Telefonun yürüyüş sırasında kullanılmaması, fiziksel aktivitenin temel yararlarını oluşturmaz; bu yararlar esas olarak düzenli hareketten kaynaklanır. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta aerobik fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Tempolu yürüyüş, bu hedefe ulaşmanın uygulanabilir yollarından biri olabilir.

Düzenli fiziksel aktivite; kalp-damar sağlığı, kan basıncı, tip 2 diyabet riski, kemik ve kas sağlığı, kilo kontrolü, uyku ve ruhsal iyilik hali açısından olumlu sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Yürüyüşün süresi ve yoğunluğu kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre değişebilir. Hareketsiz kişiler için küçük sürelerle başlayıp zaman içinde kademeli artış sağlamak daha uygun bir yaklaşım olarak kabul ediliyor.

NOMOFOBİ NEDİR, TIBBİ BİR TANI MI?

Kaynak metinde de değinilen nomofobi, kişinin cep telefonundan ayrı kalma, telefona ulaşamama, şarjın bitmesi veya bağlantının kesilmesi karşısında kaygı ve huzursuzluk yaşamasını anlatan bir terimdir. Araştırmalarda bu durum akıllı telefondan ayrılma kaygısı veya problemli telefon kullanımı bağlamında inceleniyor.

Bununla birlikte nomofobi, güncel psikiyatri tanı sınıflandırmalarında bağımsız ve resmî bir hastalık tanısı olarak yer almıyor. Telefonun evde unutulması ya da şarjının bitmesiyle kısa süreli huzursuzluk yaşamak tek başına bir bozukluk anlamına gelmez. Kaygı günlük yaşamı, uykuyu, işi veya sosyal ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa bir sağlık uzmanından değerlendirme alınması gerekir.

TELEFONSUZ YÜRÜYÜŞ İÇİN GÜVENLİ YAKLAŞIM

Yürüyüş sırasında telefon kullanmayı tamamen bırakmak herkes için mümkün olmayabilir. Acil iletişim ihtiyacı olanlar telefonunu yanında taşıyabilir; ancak cihazı sessize almak, ekranı çantada veya cepte tutmak ve bildirimleri yürüyüş sonrasına bırakmak dikkat dağınıklığını azaltabilir.

Telefonla konuşmak veya mesaj yazmak gerekiyorsa yürümeye devam etmek yerine güvenli bir noktada durmak daha doğru olur. Özellikle yol geçişlerinde, bisiklet yollarında, merdivenlerde ve araç trafiğine yakın alanlarda ekran kullanmamak hem çevresel farkındalığı hem de yaya güvenliğini korumaya yardımcı olur. Mevcut araştırmaların ortak mesajı ise şu: Yürüyüşten fiziksel olarak yararlanmak mümkün olsa da doğanın ve hareketin zihinsel etkisini daha iyi fark etmek için ekranı bir süreliğine geride bırakmak faydalı olabilir.

UYARI: BU SAYFADA YER ALAN İÇERİKLER YALNIZCA GENEL BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. TIBBİ TANI, TEDAVİ VEYA KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK TAVSİYESİ NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR. HERHANGİ BİR İLAÇ, TAKVİYE, BİTKİSEL ÜRÜN VEYA BENZERİ BİR ÜRÜNÜ KULLANMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA VEYA YETKİLİ BİR SAĞLIK PROFESYONELİNE DANIŞINIZ.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ