Melih Göğebakan ABD’de gözaltına alındı: ‘Trump danışmanı’ iddiası ve E-2 vizesi suçlaması

Melih Göğebakan ABD’de gözaltına alındı: ‘Trump danışmanı’ iddiası ve E-2 vizesi suçlaması

ABD’de kendisini Donald Trump’ın siyasi danışmanı ve Trump yönetimine yakın bir isim olarak tanıttığı öne sürülen Türk vatandaşı Melih Göğebakan, yatırımcı vizesi vaadiyle Türk iş insanlarını dolandırdığı iddiaları üzerine gözaltına alındı. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ile ABD Gizli Servisi’nin ortak operasyonuyla yakalanan Göğebakan’ın, New Jersey eyaletindeki Delaney Hall Gözaltı Tesisi’nde tutulduğu bildirildi.

Göğebakan’ın sosyal medya hesaplarında yapay zekâ destekli görseller ve resmi bağlantı izlenimi veren içerikler kullandığı, bu yöntemle ABD’ye yatırımcı vizesi almak isteyen Türk vatandaşlarına ulaştığı iddia edildi. Başvuru sahiplerinden kişi başı 3 bin dolar aldığı, ancak aylar geçmesine rağmen vize işlemlerinde ilerleme sağlanmadığı öne sürüldü.

28 TEMMUZ’DA ORTAK OPERASYON DÜZENLENDİ

Beyaz Saray’dan bir yetkilinin Türkiye Today’e verdiği bilgiye göre, ICE ve ABD Gizli Servisi 28 Temmuz’da Melih Göğebakan’a yönelik hedefli bir operasyon gerçekleştirdi. Operasyonun ardından gözaltına alınan Göğebakan’ın, sınır dışı sürecine ilişkin işlemler tamamlanana kadar ICE gözetiminde tutulduğu aktarıldı.

Göğebakan’ın New Jersey’in Newark kentindeki Delaney Hall Gözaltı Tesisi’nde bulunduğu belirtildi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, kendisine göçmenlik statüsüne ilişkin işlem uygulanırken hakkında dolandırıcılık veya federal bir yetkili kimliğine bürünme suçlaması yöneltilip yöneltilmediği konusunda ABD makamlarından ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.

KENDİSİNİ TRUMP ÇEVRESİNE YAKIN GÖSTERDİ

Göğebakan’ın LinkedIn, Facebook ve Instagram hesaplarında kendisini Trump medyası ve Trump Organization’da iletişim sorumlusu, Trump Hotel Dubai’nin uluslararası medya koordinatörü ve Washington’da ABD Başkanı’na doğrudan erişimi bulunan etkili bir isim olarak tanıttığı öne sürüldü.

New York’ta kayıtlı USA Melih LLC adlı şirketle bağlantılı olduğu belirtilen LinkedIn profilinde, Trump yönetimiyle yakın çalıştığı izlenimini veren ifadeler kullandığı aktarıldı. Sosyal medya paylaşımlarında Beyaz Saray yerleşkesinde çekilmiş fotoğraflarına ve erişim kartına benzeyen bir kartla görüntülendiği karelere de yer verdiği belirtildi.

Göğebakan ayrıca Beyaz Saray kompleksinde üç gün boyunca yoğun biçimde çalıştığını, Trump’ın basın toplantısı için hazırlık yapıldığını ve yönetim çevresinde görev aldığını ileri süren paylaşımlar yaptı. Ancak bu iddiaların, ABD’de yasal kalış süresine ilişkin bilgilerle çeliştiği bildirildi.

ABD’DE YASAL KALIŞ SÜRESİ 2019’DA SONA ERDİ

Beyaz Saray yetkilisinin aktardığı bilgilere göre Göğebakan, ABD’ye 11 Haziran 2019’da yasal yollarla giriş yaptı. Ülkede kalmasına 10 Aralık 2019’a kadar izin verilen Göğebakan’ın, bu tarihte ABD’den ayrılmadığı ve yaklaşık yedi yıl boyunca yasal statüsü olmadan ülkede yaşamaya devam ettiği belirtildi.

Sosyal medya hesaplarında Beyaz Saray ve Trump yönetimiyle bağlantılı olduğunu gösteren paylaşımların önemli bölümünün, yasal kalış süresinin sona ermesinden yıllar sonra yapıldığı ifade edildi. Türkiye Today’in, yasal statüsü bulunmayan bir kişinin Beyaz Saray yerleşkesine nasıl erişim sağladığı ve kullandığı kartların incelenip incelenmediği yönündeki sorularına ise haberin yayımlandığı sırada yanıt verilmediği kaydedildi.

E-2 VİZESİ İÇİN KİŞİ BAŞI 3 BİN DOLAR İDDİASI

Melih Göğebakan hakkındaki en dikkat çekici iddialardan biri, ABD’de yatırım yapmak isteyen kişilere verilen E-2 yatırımcı vizesi üzerinden yürütüldüğü öne sürülen işlemler oldu. Mağdurların anlatımlarına göre Göğebakan, sahip olduğunu iddia ettiği siyasi ve bürokratik bağlantıları kullanarak Türk vatandaşlarına vize sürecini hızlandırabileceğini söyledi.

Göğebakan’ın başvuru sahiplerine işlemleri “Martin” adlı Amerikalı bir göçmenlik avukatı üzerinden yürüteceğini belirttiği, bu kapsamda kişi başına 3 bin dolar aldığı iddia edildi. Ancak ödeme yapan kişilerin, aradan aylar geçmesine rağmen başvurularının yapılmadığını veya süreçte herhangi bir ilerleme olmadığını fark ettiği öne sürüldü.

Mağdurların, yaşananların ardından hem Türkiye’de hem de ABD’de hukuki girişimlerde bulunmaya hazırlandığı bildirildi. Mağdur sayısının kesin olarak bilinmediği, ancak çok sayıda Türk iş insanının Göğebakan’dan şikâyetçi olduğu aktarıldı.

RESMİ GÖRÜNÜMLÜ BELGELER VE YAPAY ZEKÂ GÖRSELLERİ

İddialara göre Göğebakan, güvenilirliğini artırmak amacıyla ABD Kongresi antetlerini taşıyan resmi görünümlü belgeler ve Türk siyasetçiler ile diplomatlarla çekilmiş fotoğraflarını kullandı. Sosyal medya hesaplarında yer alan bazı içeriklerde, kamuoyunda tanınan isimlerle bağlantısı bulunduğu izlenimi oluşturmaya çalıştığı belirtildi.

LinkedIn’de yayımlanan ve yapay zekâ tarafından üretildiği belirtilen bir görselde Göğebakan’ın, Donald Trump’ın oğlu Eric Trump ile yan yana gösterildiği aktarıldı. Görselin Dubai’deki Trump Hotel projesinin tanıtımı kapsamında kullanıldığı ve Göğebakan’ın kendisini “uluslararası medya koordinatörü” olarak tanıttığı öne sürüldü.

Göğebakan’ın potansiyel mağdurlara gösterdiği fotoğraflar arasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile çekilmiş bir karenin de bulunduğu bildirildi. Soylu’nun ise olayla herhangi bir bağlantısı olmadığını ifade ettiği aktarıldı.

OSMANİYE’DE TELEFONCU DÜKKÂNI İŞLETTİĞİ BELİRLENDİ

Olayla ilgili incelemelerde, kendisini ABD siyasetinin merkezinde etkili bir danışman olarak tanıtan Göğebakan’ın Türkiye’de bulunduğu dönemde Osmaniye’de telefoncu dükkânı işlettiği bilgisi de ortaya çıktı. Türk basınında yer alan haberlere göre Göğebakan, sosyal medyada uluslararası siyasi bağlantıları bulunan bir isim görüntüsü verirken geçimini ABD’de Uber şoförlüğü yaparak sağlıyordu.

ABD makamlarının operasyonu, Göğebakan’ın yalnızca göçmenlik statüsü bakımından değil, kendisini kamu görevlileri ve siyasi çevrelerle bağlantılı göstererek yürüttüğü öne sürülen faaliyetler açısından da gündeme gelmesine neden oldu. Bununla birlikte, kamuoyuna açıklanan bilgilerde hakkındaki iddiaların hukuki sonucunun kesinleştiğine dair bir bilgi bulunmuyor.

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Melih Göğebakan’ın gözaltı süreci ve sınır dışı işlemleri devam ederken, vize başvurusu yaptığını belirten kişilerin şikâyetleri de dosyanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. ABD makamlarının, ortak operasyonun kapsamı ve Göğebakan’a yöneltilen olası ek suçlamalar konusunda kamuoyuna yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı takip ediliyor.

Mevcut bilgiler, Göğebakan’ın Trump yönetiminde resmi bir görevi bulunduğuna ilişkin kamuya açık bir kaydın bulunmadığını gösteriyor. Vize vaadiyle ödeme yaptığı belirtilen kişilerin iddiaları ve Göğebakan hakkındaki hukuki süreç ise yetkili makamların değerlendirmesine bağlı olarak ilerleyecek.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ