Kalp sağlığını destekleyen 5 kırmızı-mor besin: Uzman önerileri

Kalp sağlığını destekleyen 5 kırmızı-mor besin: Uzman önerileri

Kırmızı ve mor renkli meyve-sebzeler, içerdikleri antosiyanin, polifenol ve benzeri bitkisel bileşikler nedeniyle kalp-damar sağlığı açısından dikkat çekiyor. Dr. Nisa Aslam tarafından öne çıkarılan beş besin arasında kırmızı etli üzüm, yaban mersini, kırmızı soğan, böğürtlen ve kırmızı lahana bulunuyor.

Bu besinlerin dengeli bir beslenme düzeninin parçası olarak tüketilmesinin kalp sağlığını destekleyebileceği belirtiliyor. Ancak herhangi bir meyve veya sebzenin tek başına kalp hastalıklarını önlediği ya da tedavi ettiği sonucuna varılamayacağı gibi, besinlerde bulunan bileşiklerle ilgili araştırmaların önemli bölümü gözlemsel verilere dayanıyor.

KIRMIZI-MOR RENKLERİN KAYNAĞI ANTOSİYANİNLER

Meyve ve sebzelere kırmızı, mor veya mavi tonlarını veren antosiyaninler, flavonoid grubunda yer alan doğal bitki pigmentleridir. Polifenol ailesindeki bu bileşikler, antioksidan özellikleri ve damar fonksiyonlarıyla ilişkileri nedeniyle bilimsel araştırmalarda inceleniyor.

Uzman değerlendirmelerinde antosiyaninlerin yanı sıra polifenoller, resveratrol ve kuersetin gibi bileşiklerin de kalp-damar sistemi, kan basıncı ve metabolik sağlıkla bağlantılı olabileceği aktarılıyor. Bununla birlikte araştırmalarda görülen risk azalması, çoğu zaman belirli bir yiyeceğin doğrudan tedavi edici etkisi değil, genel beslenme düzeniyle birlikte değerlendirilen istatistiksel bir ilişki anlamına geliyor.

KIRMIZI ETLİ ÜZÜMDE ANTOSİYANİN DİKKATİ

Listede yer alan ilk besin, eti ve çekirdeğine kadar koyu kırmızı-mor renge sahip özel bir kırmızı üzüm çeşidi. Bu ürünün, geleneksel koyu renkli sofralık üzümlerle karşılaştırıldığında yaklaşık altı kat daha fazla antosiyanin içerdiği yönündeki bilgi, ürün analizlerine dayandırılıyor.

Üzümün kabuk ve çekirdeğinde polifenoller ile resveratrol başta olmak üzere çeşitli bitkisel bileşikler bulunuyor. Polifenol tüketiminin kalp-damar hastalığı riskiyle ilişkisini inceleyen çalışmalardan birinde, en yüksek tüketim grubunda riskin yüzde 46 daha düşük olduğu bildirilmişti. Ancak bu oran tek başına kırmızı üzüme ait bir sonuç olarak değerlendirilmemeli; söz konusu araştırmalar toplam polifenol alımını ve genel beslenme alışkanlıklarını ele alıyor.

YABAN MERSİNİ YULAF VE YOĞURTLA TÜKETİLEBİLİR

Yaban mersini, yoğun mor rengini büyük ölçüde antosiyaninlerden alan meyveler arasında bulunuyor. İçeriğindeki polifenollerin önemli bir bölümünü antosiyaninlerin oluşturduğu ve bu nedenle antioksidan bileşikler bakımından zengin olduğu ifade ediliyor.

Yaban mersini, ilave şeker içermeyen yulaf veya yoğurtla birlikte tüketilebilen bir meyve olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte meyvenin kendisi ile şeker ilave edilmiş meyve suyu veya tatlı ürünler arasında besin içeriği bakımından fark bulunabileceği için tüketim şekli de önem taşıyor.

KIRMIZI SOĞANDA KABUK BÖLGESİNE DİKKAT

Kırmızı soğan, özellikle dış katmanlarında bulunan antosiyaninler nedeniyle listede yer alıyor. Soğanda bulunan kuersetin adlı flavonoid bileşiği de kan basıncı ve damar sağlığıyla ilgili araştırmalarda incelenen bitkisel bileşiklerden biri.

Kırmızı soğanın beslenmeye eklenmesi, tek başına yüksek tansiyonu düşüren bir yöntem olarak görülmemeli. Yüksek tansiyon tanısı bulunan kişilerin ilaçlarını bırakmaması ve tedavi planında değişiklik yapmadan önce sağlık uzmanına danışması gerekiyor.

BÖĞÜRTLEN METABOLİK SAĞLIKLA İLİŞKİLİ

Böğürtlen de antosiyanin bakımından öne çıkan koyu renkli meyvelerden biri. Bu bileşiklerin yüksek tansiyon, kan şekeri yüksekliği ve bel çevresinde yağlanmanın birlikte görüldüğü metabolik sendromla ilişkisi araştırılıyor.

Böğürtlenin lif içeriği, meyvenin beslenme değerini artıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak metabolik sendrom riski yalnızca tek bir besinle belirlenmiyor; vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, toplam beslenme düzeni ve mevcut sağlık sorunları da birlikte ele alınıyor.

KIRMIZI LAHANADA 36 FARKLI ANTOSİYANİN

Kırmızı lahana, içerdiği farklı antosiyanin türleriyle listenin dikkat çeken sebzesi. Araştırmalarda kırmızı lahanada 36 farklı antosiyanin türüne kadar rastlanabildiği bildiriliyor. Bu sayı, lahananın çeşidine, yetiştirme koşullarına ve hazırlanma biçimine göre değişebilir.

Sebze aynı zamanda C vitamini ve lif içeriyor. Lif, sindirim sisteminin normal çalışmasına katkı sağlayan temel besin ögelerinden biri olurken, C vitamini vücudun normal bağışıklık fonksiyonuna destek veriyor. Kırmızı lahana çiğ, kısa süreli pişirilmiş veya salata şeklinde tüketilebiliyor; uzun süreli ve yüksek ısıdaki pişirme bazı hassas bileşiklerin miktarını etkileyebiliyor.

DOMATES SUYU DA AYRICA GÜNDEME GELDİ

Kırmızı-mor besinlerden oluşan beşli listenin dışında domates suyunun da besin değeri nedeniyle değerlendirildiği aktarılıyor. Domates suyu A, C, K ve B grubu vitaminlerinin yanı sıra potasyum ve magnezyum içeriyor. Su oranının yüksek olması, içeceğin sıvı alımına katkı sağlamasını mümkün kılıyor.

Bununla birlikte hazır domates suyu ürünlerinde tuz ve ilave içerik miktarı değişebiliyor. Bu nedenle ürün seçerken besin etiketinin incelenmesi önem taşıyor. Kalp sağlığını destekleyen beslenme düzeninde asıl belirleyici olan, tek bir yiyeceği her gün tüketmekten çok sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve diğer besin gruplarını dengeli biçimde içeren genel beslenme alışkanlığıdır.

UYARI: BU SAYFADA YER ALAN İÇERİKLER YALNIZCA GENEL BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. TIBBİ TANI, TEDAVİ VEYA KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK TAVSİYESİ NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR. HERHANGİ BİR İLAÇ, TAKVİYE, BİTKİSEL ÜRÜN VEYA BENZERİ BİR ÜRÜNÜ KULLANMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA VEYA YETKİLİ BİR SAĞLIK PROFESYONELİNE DANIŞINIZ.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ