Ayşegül Çoruhlu’dan otofaji açıklaması: Akşam yemeği neden erkene çekiliyor?

Ayşegül Çoruhlu’dan otofaji açıklaması: Akşam yemeği neden erkene çekiliyor?

Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, 4 Ekim 2026 tarihinde SÖZCÜ TV’de İpek Özbey’in sorularını yanıtlarken aralıklı oruç, gece açlığı ve otofaji ilişkisini anlattı. Çoruhlu, sağlıklı yaş alma tartışmalarında yalnızca kaç saat aç kalındığının değil, yemek yemenin günün hangi bölümünde sona erdiğinin de önemli olduğunu savundu.

Çoruhlu’nun açıklamalarında otofaji, hücrelerin hasarlı veya kullanılmayan bileşenleri parçalayıp yeniden değerlendirmesini sağlayan doğal bir hücresel geri dönüşüm mekanizması olarak öne çıktı. Ancak bilimsel araştırmalar, bu sürecin insanlarda belirli bir saatte ve herkes için aynı biçimde başladığını kesin olarak ortaya koymuş değil. Bu nedenle 17.00’de yemek yemeyi bırakmanın tüm kişiler için geçerli, kanıtlanmış bir kural olduğu söylenemez.

OTOFAJİ NEDİR, HÜCRELERDE NASIL ÇALIŞIR?

Otofaji kelimesi, Yunanca “kendi kendini yemek” anlamına geliyor. Hücreler bu mekanizma sayesinde işlevini yitirmiş, hasar görmüş ya da artık ihtiyaç duyulmayan bazı yapılarını parçalayarak geri dönüşüme kazandırabiliyor. Süreçte hücresel atıklar lizozom adı verilen bölümlerde parçalanıyor; ortaya çıkan bazı yapı taşları ise yeniden kullanılabiliyor.

Otofaji, yalnızca açlıkla ortaya çıkan bir sistem değil. Hücrenin enerji durumu, beslenme, egzersiz, uyku ve biyolojik saat gibi birçok etken bu mekanizmanın düzenlenmesinde rol oynuyor. Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi’nin otofajinin moleküler mekanizmalarına ilişkin çalışmaları, 2016 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görülmüştü.

ÇORUHLU: “ÖNEMLİ OLAN AKŞAMDAN NE KADAR ÇALDIĞINIZ”

Programda 16 saat açlık ve 8 saatlik beslenme penceresi olarak bilinen yaklaşımın her kişi için aynı şekilde ele alınmaması gerektiğini belirten Çoruhlu, odağı özellikle akşam saatlerine çevirdi. Çoruhlu’ya göre akşam yemeğini daha erken tamamlamak ve gece boyunca yemek yememek, uyku süreciyle birleşen daha uzun bir açlık aralığı oluşturabilir.

Çoruhlu, örnek olarak akşam yemeği saatinin 20.00’den 19.00’a, 19.00’dan 18.00’a çekilmesini gösterdi ve “akşamdan çalınan” sürenin artırılmasının önemli olduğunu ifade etti. Bununla birlikte, erken saatte yemek yemeye dayalı beslenme düzenlerinin sonuçları kişiden kişiye değişebilir. İnsan çalışmalarında, açlığın otofajiyi ne ölçüde ve hangi dokularda artırdığına ilişkin kanıtlar hâlâ sınırlı ve kesin bir zaman eşiği bulunmuyor.

GECE AÇLIĞI VE BİYOLOJİK SAAT İLİŞKİSİ

Beslenme zamanlaması, vücudun sirkadiyen ritmiyle, yani yaklaşık 24 saatlik biyolojik saat döngüsüyle bağlantılı. Gece geç saatlerde yemek yemek; uyku, kan şekeri düzeni ve enerji metabolizması gibi süreçlerle etkileşebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, yalnızca günlük toplam kaloriye değil, öğünlerin gün içine nasıl dağıldığına da bakıyor.

Buna karşın “gece açlığı hücreleri sabaha kadar temizler” veya “mide gurultusu doğrudan otofajinin başladığını gösterir” şeklindeki ifadeler, insanlarda kesin olarak kanıtlanmış bilimsel sonuçlar değildir. Mide gurultusu çoğunlukla sindirim sistemi hareketleriyle ilişkilidir ve tek başına hücresel otofaji düzeyi hakkında bilgi vermez.

ASETİL VE SPERMİDİN İDDİALARI NE ANLAMA GELİYOR?

Çoruhlu, otofajinin düzenlenmesinde asetil grupları, EP300 adı verilen moleküler yolak ve spermidin isimli bileşenlerden söz etti. Hücresel düzeyde bu tür moleküllerin otofajiyle ilişkisi üzerine araştırmalar bulunuyor. Ancak söz konusu mekanizmaların günlük yaşamda belirli bir saatte yemek kesilmesiyle doğrudan ve aynı sonuçla çalıştığı, ayrıca spermidin takviyelerinin uzun yaşam sağladığı kesinleşmiş değil.

Spermidin vücutta doğal olarak bulunan bir bileşen olsa da takviye ürünlerinin kullanımı, dozajı ve uzun vadeli etkileri konusunda kişisel sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması gerekiyor. “Longevity” adıyla satılan ürünler, tek başına yaşlanmayı durduran veya hastalıkları önleyen kanıtlanmış çözümler olarak kabul edilemez.

OTOFAJİ ALZHEİMER VE PARKİNSON’U ÖNLER Mİ?

Otofaji, hücre içi atıkların ve bazı hasarlı yapıların parçalanmasında rol oynadığı için nörodejeneratif hastalık araştırmalarında da inceleniyor. Alzheimer hastalığında amiloid ve tau, Parkinson hastalığında ise alfa-sinüklein gibi proteinlerin hücresel birikimleri araştırma konusu olmaya devam ediyor.

Bununla birlikte, aralıklı oruç veya akşam erken yemek yemenin Alzheimer ya da Parkinson hastalığını önlediğini veya bu hastalıklardaki protein birikimlerini insanlarda güvenilir biçimde temizlediğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Otofajinin bu hastalıklarla ilişkisi, tedavi veya korunma önerisi olarak değil, devam eden bilimsel araştırmalar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

ARALIKLI ORUÇ HERKES İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR

Aralıklı oruç ve uzun süreli açlık, bazı kişilerde kilo kontrolü veya metabolik göstergeler açısından yarar sağlayabilir. Ancak mevcut araştırmalar, bu beslenme biçimlerinin uzun vadeli etkileri ve güvenliği konusunda tüm yetişkinler için kesin bir sonuca ulaşmış değil. Özellikle ileri yaştakilerde, düşük kilolu kişilerde veya kronik hastalığı bulunanlarda beslenme yetersizliği ve kan şekeri sorunları gibi riskler dikkate alınmalı.

Diyabet tedavisi görenler, hamile veya emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü bulunanlar, çocuklar ve düzenli ilaç kullananlar beslenme düzenlerinde ciddi değişiklik yapmadan önce sağlık profesyoneline danışmalı. Sağlıklı yaş alma açısından dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli fiziksel aktivite, otofajiye ilişkin henüz kesinleşmemiş iddialardan daha geniş bilimsel dayanağa sahip temel başlıklar arasında yer alıyor.

Dr. Ayşegül Çoruhlu’nun açıklamaları, gece beslenmesinin ve yemek saatlerinin uzun yaşam tartışmalarında neden öne çıktığını gösteriyor. Ancak 17.00’de yemek yemeyi bırakmak, otofajinin kesin olarak başladığı bir saat veya tüm kişiler için uygulanması gereken evrensel bir formül olarak değerlendirilmemeli.

UYARI: BU SAYFADA YER ALAN İÇERİKLER YALNIZCA GENEL BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. TIBBİ TANI, TEDAVİ VEYA KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK TAVSİYESİ NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR. HERHANGİ BİR İLAÇ, TAKVİYE, BİTKİSEL ÜRÜN VEYA BENZERİ BİR ÜRÜNÜ KULLANMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA VEYA YETKİLİ BİR SAĞLIK PROFESYONELİNE DANIŞINIZ.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ