Migren atağı nasıl durdurulur? Ağrı başlamadan önce uygulanabilecek yöntemler
Migren atağı başlamadan önce ortaya çıkan boyun gerginliği, esneme, yorgunluk, huzursuzluk veya gözlerde dolgunluk gibi belirtileri fark etmek, bazı kişilerde ağrının şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak migren yalnızca damarların daralmasıyla açıklanan basit bir baş ağrısı değildir; ışık, ses ve koku hassasiyeti, bulantı ve görsel belirtilerle birlikte seyrede bilen nörolojik bir hastalıktır.
Stres, düzensiz uyku, susuzluk, öğün atlamak, hormonal değişimler, yoğun kokular ve kişiye özgü bazı yiyecekler migren atağını tetikleyebilir. Her hastada aynı tetikleyiciler görülmediği için belirtilerin ve olası tetikleyicilerin not edilmesi, kişisel migren düzeninin anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
ATAK SİNYALLERİ FARK EDİLDİĞİNDE NE YAPILMALI?
Migren atağının ilk belirtileri ortaya çıktığında öncelikle daha sakin ve mümkün olduğunca loş bir ortama geçmek gerekir. Telefon, bilgisayar ve televizyon ekranlarından uzaklaşmak; parlak ışık, hareket ve sürekli ses nedeniyle artabilecek duyusal yükü azaltabilir. Gürültülü, kalabalık veya yoğun kokuların bulunduğu bir ortamdan ayrılmak da bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir.
Odanın havalandırılması ve temiz hava alınması rahatlatıcı olabilir. Bununla birlikte, migren ağrısının temel nedeninin kapalı ortamda oksijen eksikliği olduğu düşünülmemelidir. Havalandırma, özellikle yoğun koku, sıcaklık veya havasızlık gibi kişisel tetikleyiciler söz konusuysa destekleyici bir önlem olarak değerlendirilebilir.
SU VE DÜZENLİ BESLENME ÖNEMLİ
Susuzluk, migreni olan birçok kişi için tetikleyici olabilir. Atağın yaklaştığı hissedildiğinde suyu hızlıca tüketmek yerine küçük yudumlarla içmek tercih edilebilir. Bulantı varsa sıvı alımını sürdürememek, baş dönmesi veya belirgin halsizlik yaşamak durumunda tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Uzun süre aç kalmak veya öğün atlamak da bazı kişilerde atağı başlatabilir. Kişinin tolere edebildiği hafif bir yiyecek, düzenli beslenme alışkanlığının sürdürülmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte, her yiyeceği otomatik olarak migren tetikleyicisi kabul etmek doğru değildir; kişisel gözlem ve baş ağrısı günlüğü daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.
LOŞ VE SESSİZ BİR ODADA DİNLENMEK
Migren atağı sırasında ışığa ve sese duyarlılık sık görülebilir. Bu nedenle ışığı azaltılmış, sessiz ve serin bir odada gözleri kapatarak dinlenmek bazı hastalarda belirtilerin hafiflemesine yardımcı olabilir. Uykuya dalmak mümkün olmasa bile kısa süreli dinlenme, dış uyaranları azaltarak kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlayabilir.
Alın, şakak veya ense bölgesine kısa süreli serin uygulama bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir. Soğuk uygulama cilde doğrudan temas ettirilmemeli ve uzun süre kullanılmamalıdır. Soğuk ya da sıcak uygulamaya verilen yanıt kişiden kişiye değişebileceği için ağrıyı artıran yöntem bırakılmalıdır.
ÇENE VE OMUZLARDAKİ GERGİNLİĞİ AZALTIN
Atak sırasında diş sıkma, çeneyi kasma ve omuzları istemsiz biçimde yukarı kaldırma görülebilir. Çeneyi serbest bırakmak, omuzları aşağıya doğru gevşetmek ve boynu zorlamadan rahat bir pozisyon almak kas gerginliğinin azalmasına yardımcı olabilir.
Yavaş ve kontrollü nefes almak da gevşemeyi destekleyebilir. Burundan sakin biçimde nefes alıp ağızdan daha uzun sürede vermek, özellikle stresin eşlik ettiği durumlarda rahatlatıcı olabilir. Bu yöntemler migreni kesin olarak durdurmaz ve tıbbi tedavinin yerine geçmez; yalnızca destekleyici uygulamalar olarak değerlendirilmelidir.
ATAK SIRASINDA EGZERSİZ YAPILIR MI?
Düzenli ve kişiye uygun fiziksel aktivite, bazı araştırmalarda migren ataklarının sıklığı ve şiddetinin azaltılmasıyla ilişkilendirilmiştir. Yürüyüş, yüzme, yoga veya benzeri hafif aktiviteler ataklar arasında yararlı olabilir. Ancak ağrı başlamışsa, kişi kendini kötü hissediyorsa ya da egzersiz belirtileri artırıyorsa zorlanmamalıdır.
Özellikle yoğun ve ani egzersiz, yetersiz sıvı alımı veya açlıkla birlikte yapıldığında bazı kişilerde atağı tetikleyebilir. Egzersize yavaş başlamak, yeterli sıvı almak ve vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak önemlidir.
MİGREN ATAĞINDA KAÇINILMASI GEREKEN HATALAR
Ağrı sinyallerini görmezden gelerek çalışmaya, ekrana bakmaya veya gürültülü ortamda kalmaya devam etmek belirtilerin uzamasına neden olabilir. “Biraz daha dayanmalıyım” düşüncesiyle dinlenmeyi ertelemek, özellikle kişinin bilinen tetikleyicileriyle karşı karşıya olduğu durumlarda atağın daha zor yönetilmesine yol açabilir.
Aç ve susuz kalmayı sürdürmek, parlak ışığa maruz kalmak, yüksek sesli ortamlarda bulunmak ve kişide daha önce tetikleyici olduğu gözlenen yoğun kokulara maruz kalmak da kaçınılması gereken durumlar arasında yer alır. Bununla birlikte, migreni olan herkes için aynı yasaklar geçerli değildir; kişisel tetikleyiciler düzenli takip edilmelidir.
HANGİ DURUMLARDA ACİL YARDIM GEREKİR?
İlk kez görülen veya aniden başlayan çok şiddetli baş ağrısı, konuşma bozukluğu, yüzde ya da vücudun bir tarafında güçsüzlük veya uyuşma, bilinç değişikliği, bayılma, yüksek ateş ve ense sertliği gibi belirtiler migren kabul edilerek geçiştirilmemelidir. Baş ağrısı kafa travmasının ardından ortaya çıktıysa, görme kaybı yaşanıyorsa veya kişi hamileyse de gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Ataklar sıklaşıyor, günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyor veya kullanılan ilaçlara rağmen kontrol altına alınamıyorsa nöroloji uzmanından değerlendirme alınması gerekir. Migren tanısı kesinleşmiş kişiler ise kendileri için belirlenen akut tedavi planını hekimin önerdiği şekilde uygulamalı; reçetesiz ilaçları sık ve kontrolsüz kullanmaktan kaçınmalıdır.
UYARI: BU SAYFADA YER ALAN İÇERİKLER YALNIZCA GENEL BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. TIBBİ TANI, TEDAVİ VEYA KİŞİYE ÖZEL SAĞLIK TAVSİYESİ NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR. HERHANGİ BİR İLAÇ, TAKVİYE, BİTKİSEL ÜRÜN VEYA BENZERİ BİR ÜRÜNÜ KULLANMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA VEYA YETKİLİ BİR SAĞLIK PROFESYONELİNE DANIŞINIZ.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...