DSÖ açıkladı: Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgını ikinci en büyük salgın
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınının kayıtlara geçen en büyük ikinci salgın olduğunu açıkladı. 2 Eylül 2026 tarihli değerlendirmeye göre salgında bildirilen vaka sayısı 6 bini, can kaybı ise 3 bini aştı.
Ghebreyesus, Cenevre’de gazetecilere yaptığı açıklamada salgının şimdiye kadar görülen en hızlı yayılan Ebola salgını olduğunu belirtti. Salgın, KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde yoğunlaşırken toplam altı eyaletteki 60 sağlık bölgesini etkiliyor. Ituri, vakaların yaklaşık yüzde 85’ini ve ölümlerin yüzde 88’ini oluşturarak salgının merkez üssü olmayı sürdürüyor.
EBOLA SALGINI TOPLUM İÇİ YAYILIMLA BÜYÜYOR
DSÖ’nün değerlendirmesine göre en endişe verici gelişmelerden biri, ölümlerin büyük bölümünün tedavi merkezleri dışında gerçekleşmesi. Salgın nedeniyle hayatını kaybeden bazı kişilerin güvenli cenaze prosedürleri uygulanmadan defnedilmesi, virüsün bulaşma zincirlerinin sürmesine neden oluyor.
Ghebreyesus, birçok ölümün daha önce belirlenmiş temaslı listelerinde yer almayan kişiler arasında görüldüğünü söyledi. Bu durum, sağlık ekiplerinin henüz tespit edemediği bulaşma zincirlerinin bulunduğuna işaret ediyor. DSÖ Genel Direktörü, tüm zincirler bulunup kesilmediği sürece salgının KDC, komşu ülkeler ve bölge için tehdit oluşturmaya devam edeceğini vurguladı.
SALGIN ÇATIŞMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELEYİ ZORLAŞTIRIYOR
Ituri ve çevresindeki bölgeler, Ebola’nın yanı sıra uzun süredir çatışma, yerinden edilme, yoksulluk ve açlıkla mücadele ediyor. DSÖ, bu koşulların sağlık hizmetlerine erişimi ve salgın kontrol çalışmalarını zorlaştırdığını, halkın sağlık kurumlarına duyduğu güvenin de müdahalenin başarısı açısından kritik olduğunu belirtiyor.
DSÖ, KDC hükümetinin liderliğinde Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ve diğer kuruluşlarla birlikte müdahale çalışmalarını genişletiyor. Kurum tarafından bölgeye 330 tondan fazla acil durum malzemesi gönderildi ve 300’den fazla uzman görevlendirildi.
LABORATUVAR VE TEDAVİ KAPASİTESİ ARTIRILIYOR
Müdahale kapsamında laboratuvar kapasitesi de genişletildi. Ulusal referans laboratuvarından oluşan yapı, etkilenen topluluklara daha yakın 24 laboratuvardan oluşan bir ağa dönüştürüldü. Günlük test kapasitesi 3 bine çıkarılırken, 49 tedavi merkezindeki yatak kapasitesi 1300’ün üzerine yükseltildi.
DSÖ, önümüzdeki üç ay içinde tedavi ve izolasyon kapasitesini 3 bin yatağa çıkarmayı planlıyor. Ayrıca Ebola hastalarında iki farklı tedaviyi inceleyen klinik çalışmaya 300’den fazla hastanın dahil edildiği, yüksek riskli temaslı kişilerde hastalığı önleme amacıyla antiviral bir ilacın da araştırıldığı bildirildi.
BUNDIBUGYO VİRÜSÜ İÇİN AŞI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Mevcut salgına Bundibugyo virüsü neden oluyor. DSÖ açıklamasına göre bu virüse karşı henüz lisanslı ve etkinliği kesinleşmiş bir aşı bulunmuyor. İngiltere ve Kanada’da Bundibugyo virüsüne yönelik iki yeni aşının güvenlik çalışmaları yürütülüyor.
Önceki Ebola salgınlarının çoğunda etkili olan Zaire ebolavirüsüne karşı onaylanmış bir aşı bulunuyor ancak bu aşının Bundibugyo virüsüne karşı ne ölçüde koruma sağladığı bilinmiyor. DSÖ, üç aşı adayının etkinlik çalışmalarını KDC’de ekim veya kasım aylarında başlatmak üzere ortaklarıyla hazırlık yapıyor.
KDC’DE SALGIN 15 MAYIS’TA İLAN EDİLDİ
KDC’de salgın, Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından 15 Mayıs 2026’da ilan edildi. İlk vakalar Ituri’deki sağlık bölgelerinde görülürken salgın daha sonra ülkenin farklı eyaletlerine yayıldı. Uganda’da da Bundibugyo virüsüyle bağlantılı vakalar nedeniyle yürütülen salgın müdahalesinin geçen hafta sona erdiği bildirildi.
Ebola virüsü ilk kez 1976’da Sudan’ın Nzara ve o dönem Zaire olarak anılan KDC’deki Yambuku kentinde eş zamanlı salgınlarla tespit edildi. Hastalık, KDC’deki ilk salgının Ebola Nehri yakınındaki bir köyde başlaması nedeniyle bu nehrin adıyla anılmaya başladı.
DSÖ’DEN GAZZE İÇİN HALK SAĞLIĞI UYARISI
Tedros, toplantıda Gazze’deki insani krizin derinleştiğini ve kış aylarının yaklaşmasıyla halk sağlığı risklerinin arttığını da söyledi. DSÖ’ye göre çok sayıda kişi aşırı kalabalık çadır kamplarında yaşamını sürdürürken taşan kanalizasyon, biriken atıklar ve güvenli suya sınırlı erişim hastalık riskini yükseltiyor.
Açıklamada, bu yıl akut sulu ishal vakalarının neredeyse iki katına çıktığı belirtildi. Yağışların başlamasıyla sel sularının kanalizasyon ve kirlenmiş suyu yoğun nüfuslu bölgelere taşımasının hastalık riskini artırabileceği, Gazze’deki sağlık sisteminin ise olası artışları karşılayacak kapasitede olmadığı ifade edildi.
AMPUTASYON SONRASI REHABİLİTASYON İHTİYACI BÜYÜK
DSÖ, Gazze’de uzuv amputasyonlarının ardından 6 bin 600’den fazla kişinin uzun süreli rehabilitasyon ile protez veya ortez hizmetine ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Tekerlekli sandalye ve koltuk değneği gibi yardımcı cihazların bölgeye girdiği, ancak protez ve rehabilitasyon ekipmanlarının iki yılı aşkın süredir Gazze’ye gönderilemediği bildirildi.
DSÖ’nün İnsani Yardım, Afet Eylemi ve Sağlık Acil Durumları Müdahaleleri Birimi Başkanı Teresa Zakaria da Gazze’ye daha güvenli ve engelsiz erişim sağlanması çağrısı yaptı. Zakaria, bölgedeki sağlık ekiplerinin ve ortak kuruluşların zor koşullara rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, ihtiyaç duyulan ilaç, rehabilitasyon ekipmanı ve halk sağlığı malzemelerinin girişinin hızlandırılmasını istedi.
DSÖ’NÜN KDC İÇİN FİNANSMAN ÇAĞRISI
DSÖ, KDC’deki salgının kontrol altına alınması için hükümet öncülüğündeki altı aylık müdahale planının 1,3 milyar dolarlık finansman gerektirdiğini açıkladı. Kurum, salgının daha fazla can kaybına yol açmadan durdurulabilmesi için uluslararası toplumdan katkıların artırılmasını ve hızlandırılmasını talep etti.
Yetkililer, Bundibugyo virüsüne karşı aşı ve tedavi çalışmalarının sürdüğünü belirtirken, toplum içindeki gizli bulaşma zincirlerinin tespit edilmesi, güvenli defin uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesini salgınla mücadelenin temel başlıkları olarak öne çıkarıyor.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...