Binali Yıldırım hakkında 480 milyon euro iddiası: Gemilere el konuldu mu?
Eski Başbakan ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım hakkında Ankara kulislerinde konuşulduğu belirtilen 480 milyon euroluk varlık iddiası gündeme geldi. Gazeteci Timur Soykan, Yıldırım’a ait olduğu öne sürülen şirketlerin elinden alındığının ve yurt dışındaki paraların Türkiye’ye getirilmeye zorlandığının iddia edildiğini aktardı.
İddialar, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin Almanya’daki şirketleri ile para transferlerine ilişkin soruşturma başlatılmasının ardından kamuoyuna yansıdı. Ancak Binali Yıldırım’a ilişkin 480 milyon euroluk varlık, şirketlere el konulduğu veya paranın Türkiye’ye getirildiği yönünde şu ana kadar resmî makamlarca doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
480 MİLYON EUROLUK VARLIK İDDİASI
Timur Soykan, Binali Yıldırım’ın yaklaşık 480 milyon euroluk bir varlığından söz edildiğini belirterek, bu varlıkla bağlantılı şirketlerin Yıldırım’ın elinden alındığının ileri sürüldüğünü söyledi. Soykan’ın aktardığı iddiaya göre Yıldırım’a, şirketlerini devretmesi yönünde baskı yapıldığı ve yurt dışındaki paralarının Türkiye’ye getirilmeye çalışıldığı öne sürülüyor.
Söz konusu anlatım, doğrulanmış bir mahkeme kararı, savcılık açıklaması, resmî el koyma işlemi veya kamuya açık bir belgeyle desteklenmiş değil. Bu nedenle 480 milyon euroluk rakam ile şirketlere ya da mal varlığına el konulduğu iddiası kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirilemiyor.
GÖKÇEK AİLESİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Ağustos 2026 tarihinde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın, basın ve yayın organlarında yer alan iddialar kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütüldüğü belirtildi.
Gökçek ailesinin Almanya’daki şirket faaliyetleri ve taşınmaz alımlarıyla ilgili iddialar soruşturma konusu olurken, gazeteci Murat Ağırel de dosya kapsamında tanık sıfatıyla ifade verdi. Binali Yıldırım’a ilişkin yeni iddiaların ise bu gelişmelerin hemen ardından Ankara kulislerinde gündeme geldiği ifade edildi.
YILDIRIM AİLESİNİN DENİZCİLİK FAALİYETLERİ YILLARDIR TARTIŞILIYOR
Binali Yıldırım’ın ailesinin denizcilik sektöründeki faaliyetleri geçmiş yıllarda da haber ve siyasi tartışmalara konu oldu. Siyasete girmeden önce denizcilik sektöründe çalışan Yıldırım, daha önce yaptığı açıklamalarda siyasete başladıktan sonra ticari işlerini çocuklarına bıraktığını söylemişti.
Geçmiş yıllarda yayımlanan haberlerde Yıldırım ailesinin doğrudan veya dolaylı olarak 17 şirket, 28 ya da 30 gemi ve iki yatla bağlantılı olduğu iddia edilmişti. Bu sayıların farklı haberlerde değişiklik göstermesi ve şirket sahipliklerinin doğrudan ya da dolaylı biçimde ifade edilmesi nedeniyle, söz konusu varlıkların tamamının bugün aynı şekilde aileye ait olduğu sonucuna varılamıyor.
Daha önceki haberlerde adı geçen denizcilik şirketleri arasında Derin Denizcilik, Sefine Denizcilik, Zealand Shipping, Q Shipping, Ceren Denizcilik, North Bulkers, Brother Navigation, Zeytin Denizcilik, OGEM Marina ve Metro Gemi Acentalığı bulunuyordu. Yıldırım ailesinin farklı ülkelerde kayıtlı şirketlerle ve yabancı bayraklı gemilerle bağlantılı olduğu yönündeki iddialar da aynı dönemde gündeme taşınmıştı.
BİNALİ YILDIRIM DAHA ÖNCE NE DEMİŞTİ?
Binali Yıldırım, ailesinin ticari faaliyetleriyle ilgili geçmişte yaptığı açıklamalarda, çocuklarına devletle iş yapmamaları ve devlet bankalarından kaynak kullanmamaları yönünde tavsiyede bulunduğunu belirtmişti. Yıldırım, çocuklarının şirketlerinin gizli olmadığını, ticaret sicili üzerinden incelenebileceğini savunmuştu.
Yıldırım ailesinin kaç gemiye sahip olduğu konusu daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne de taşınmıştı. Dönemin CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şirketler, gemiler ve kamu kurumlarıyla olası ticari bağlantılar hakkında soru önergesi vermişti. Bu önergedeki iddialar ise kesinleşmiş bir yargı kararı olarak değerlendirilemez.
ERKAN YILDIRIM’IN KUMAR GÖRÜNTÜLERİ DE GÜNDEM OLMUŞTU
Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın 2016 yılında Singapur’da bir kumarhanede görüntülendiği iddiası da dönemin basınında yer almıştı. Görüntülerin yayımlanmasının ardından Binali Yıldırım, elinde somut bilgi ve belge bulunmadığını, olayın kendisine yönelik siyasi bir operasyon olabileceğini düşündüğünü söylemişti.
Yıldırım, oğlunun kumar oynarken görüntülerinin yayımlanmasını özel hayata saldırı olarak nitelendirmişti. Bu açıklama, o dönemde görüntülerin içeriğinden çok, yayımlanma biçimi ve siyasi etkileri üzerinden yürütülen tartışmaların merkezinde yer almıştı.
İDDİALAR İÇİN RESMÎ AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Binali Yıldırım hakkında dile getirilen 480 milyon euroluk varlık ve şirketlere el konulduğu yönündeki iddialar şu aşamada doğrulanmış bir soruşturma veya resmî işlem bilgisi niteliği taşımıyor. Binali Yıldırım cephesinden ya da yetkili kamu kurumlarından konuya ilişkin doğrulama veya ayrıntılı bir açıklama yapılmadığı için iddiaların hukuki ve mali sonucu konusunda kesin değerlendirme yapılamıyor.
Mevcut durumda doğrulanabilen gelişme, Melih Gökçek ailesi hakkında yurt dışındaki şirketler ve para transferleriyle ilgili resen soruşturma başlatılmış olması. Binali Yıldırım’a ilişkin kulis bilgileri bakımından ise resmî açıklama, belge veya yargı kararı ortaya çıkmadıkça iddiaların iddia olarak aktarılması gerekiyor.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...