BioNTech’ten üç Alman tesis için kapanış kararı: Yaklaşık 1.800 çalışan etkilenecek

BioNTech’ten üç Alman tesis için kapanış kararı: Yaklaşık 1.800 çalışan etkilenecek

BioNTech, alıcı bulunamaması üzerine Almanya’daki üç üretim tesisini kapatma kararı aldı. Şirketin Rheinland-Pfalz eyaletindeki Idar-Oberstein, Hessen’deki Marburg ve Baden-Württemberg’deki Tübingen tesislerinde yaklaşık 1.800 çalışanın bu süreçten etkilenmesi bekleniyor. Kapanışların Tübingen’de 2027 sonunda, Marburg’da 2028 başında ve Idar-Oberstein’da 2028 sonunda tamamlanması planlanıyor.

Mainz merkezli biyoteknoloji şirketi, tesislerin satılması veya devredilmesi için yürüttüğü aramalarda sonuç alamadığını açıkladı. BioNTech, kararın mevcut piyasa ve yatırım koşullarının yanı sıra üretim kapasitesindeki fazlalıkla bağlantılı olduğunu bildirdi.

ÜÇ TESİSTE KAPANIŞ TAKVİMİ BELLİ OLDU

BioNTech’in planına göre Tübingen’deki faaliyetler 2027 yılının sonunda sona erecek. Marburg tesisinin 2028’in başında, Idar-Oberstein tesisinin ise 2028 sonunda tamamen kapatılması öngörülüyor. Şirket, daha önce bu tesisler için kısmi veya tam satış seçeneklerini değerlendirmiş ancak uygun bir yatırımcı bulunamamıştı.

BioNTech’in açıklamasında kapanışların kademeli gerçekleştirileceği ve çalışanlar bakımından sosyal açıdan sorumlu çözümler uygulanacağı belirtildi. Şirket yönetimi ile işçi temsilcileri arasında, işten ayrılma sürecinde ek tazminat koşullarını da içeren düzenlemeler üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi.

SİNGAPUR TESİSİ İÇİN DE ÇIKIŞ PLANI BULUNUYOR

BioNTech, Almanya’daki tesislerin yanı sıra Singapur’daki üretim faaliyetlerini de sonlandırma planını daha önce duyurmuştu. Şirketin önceki açıklamalarında Singapur operasyonlarının 2027’nin ilk çeyreğinde sona erdirilmesinin planlandığı, bu tesiste yaklaşık 60 kişinin görev yaptığı belirtilmişti.

Söz konusu yeniden yapılanma planı, BioNTech’in pandemi döneminde oluşturduğu küresel üretim ağını küçültme ve kapasitesini daha seçici biçimde kullanma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, üretim kapasitesinin gelecekteki ticari ve klinik ihtiyaçlar açısından yeterli olacağını savunuyor.

CUREVAC’IN TÜBİNGEN TESİSİ DE KAPANACAK

Kapanış planındaki Tübingen tesisi, BioNTech’in 2026 yılında bünyesine kattığı CureVac’ın eski merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. CureVac, mRNA teknolojisi alanında faaliyet gösteren ve pandemi döneminde BioNTech’in rakipleri arasında yer alan bir biyoteknoloji şirketiydi.

BioNTech’in CureVac’ı satın almasının ardından Tübingen’deki tesisin de kapatılacağının açıklanması, şirketin kurucusu Ingmar Hoerr’in tepkisine neden oldu. Hoerr, satın alma sürecinde tesisin ve çalışanların karşılıklı fayda sağlayacak bir ortak girişim kapsamında korunacağı yönünde anlaşma yapıldığını iddia ederek BioNTech yönetimini kendilerini aldatmakla suçladı. Bu ifadeler Hoerr’in iddiaları olarak kamuoyuna yansıdı; BioNTech’in bu suçlamayı kabul ettiğine ilişkin bir açıklama bulunmuyor.

ŞİRKETİN ODAĞI KANSER TEDAVİLERİNE KAYIYOR

BioNTech, Kovid-19 aşısına yönelik küresel talebin pandemi yıllarına kıyasla belirgin biçimde azalmasının ardından iş modelini yeniden düzenliyor. Şirket, aşı üretimindeki kapasitesinin önemli bölümünü ortağı Pfizer’ın üretim ağına yönlendirirken kendi kaynaklarını onkoloji, mRNA tabanlı immünoterapiler ve kanser hücrelerini hedefleyen antikor-ilaç bileşiklerine yoğunlaştırıyor.

BioNTech, 2020 yılında Pfizer ile birlikte mRNA teknolojisini kullanan Kovid-19 aşısını geliştirmiş ve salgın döneminde yüksek gelir elde etmişti. Şirketin uzun vadeli hedefi ise 2030’a kadar kanser tedavisi alanında birden fazla aday ürün için ruhsat başvurusu yaparak çok ürünlü bir biyofarma şirketine dönüşmek.

Bu dönüşümün maliyeti de şirketin finansal sonuçlarına yansıyor. BioNTech, 2026 yılının ilk altı ayında 1,35 milyar avro net zarar açıkladı. Yüksek araştırma ve geliştirme giderleri ile henüz pazara sunulmuş yeni bir ürünün bulunmaması, zarar üzerinde etkili olan başlıca unsurlar arasında gösterildi.

BIO NTECH YILDA 500 MİLYON AVRO TASARRUF HEDEFLİYOR

Şirket, üretim ağının konsolidasyonu sayesinde maliyetleri azaltmayı hedefliyor. BioNTech’in planlarına göre yeniden yapılanma önlemleri tamamen uygulandığında, 2029 itibarıyla yıllık yaklaşık 500 milyon avroluk tekrarlayan tasarruf potansiyeline ulaşılması bekleniyor.

Bu tasarrufların, özellikle geç aşamadaki onkoloji projelerinin geliştirilmesi ve olası ruhsat başvurularına hazırlık için kullanılacağı bildirildi. BioNTech, tesislerin kapanmasının ticari ürün tedariki veya devam eden klinik çalışmalar bakımından aksaklığa yol açmasının beklenmediğini açıklamıştı.

JPT PEPTIDE TECHNOLOGIES KAPANMA PLANINDAN ÇIKARILDI

Berlin’de peptit analizi ve peptit temelli ürünler alanında faaliyet gösteren JPT Peptide Technologies GmbH ise kapanma sürecinden ayrıldı. Yaklaşık 130-140 kişinin istihdam edildiği şirketin, Münih merkezli DUBAG Group tarafından devralınması için anlaşma yapıldığı ve bu nedenle JPT’nin BioNTech’in tesis kapatma planından çıkarıldığı açıklandı.

ŞAHİN VE TÜRECİ YÖNETİMDEN AYRILACAK

BioNTech’teki yeniden yapılanma, şirketin kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin aktif yönetim görevlerinden ayrılacağı döneme de denk geliyor. İkilinin, yeni nesil mRNA teknolojileri üzerine çalışmak üzere Mainz merkezli Arife adlı yeni bir biyoteknoloji şirketi kuracağı açıklandı.

Şahin ve Türeci’nin BioNTech’teki hisselerini koruması ve şirkete bilimsel danışmanlık yapmayı sürdürmesi bekleniyor. Uğur Şahin’in CEO görevinden ayrılmasının ardından bu görevi en geç 1 Şubat 2027’de İsveç merkezli biyofarma şirketi Sobi’nin CEO’su Guido Oelkers’in üstlenmesi planlanıyor.

Böylece BioNTech, pandemi döneminde büyüttüğü üretim kapasitesini küçültürken yönetim yapısını ve yatırım önceliklerini de yeniden şekillendiriyor. Almanya’daki üç tesisin kapanış süreci, şirketin aşı merkezli dönemden onkoloji ağırlıklı yeni stratejiye geçişindeki en somut adımlardan biri olacak.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ