Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola alarmı: Vaka sayısı 6 bini aştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola alarmı: Vaka sayısı 6 bini aştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 6 bin 41’e yükseldi. Ülke makamlarının 31 Ağustos 2026 tarihli verilerine göre salgında 2 bin 911 kişi hayatını kaybetti, 1366 hasta ise iyileşti.

15 Mayıs 2026’da ilan edilen salgın, KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde ortaya çıkan vakaların ardından ülke genelinde hızla genişledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise 17 Mayıs’ta salgını uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu olarak değerlendirdi. Son veriler, mevcut dalganın Kongo Demokratik Cumhuriyeti tarihindeki en büyük Ebola salgını olduğunu gösteriyor.

VAKA VE CAN KAYBI SAYISI ARTIYOR

KDC İletişim Bakanlığı tarafından paylaşılan son bilgilere göre doğrulanmış vaka sayısı 6041’e ulaştı. Bu vakaların 2911’i ölümle sonuçlanırken, 1366 kişi hastalığı atlattı. Verilerde 619 hastanın izolasyon altında veya sağlık kuruluşlarında tedavi gördüğü belirtildi.

Vaka ve ölüm sayılarındaki hızlı artış, salgının yalnızca yeni enfeksiyonlardan değil, daha önce toplanan örneklerin test edilmesi ve sağlık sistemindeki bildirimlerin güncellenmesinden de etkilenebileceği anlamına geliyor. Bu nedenle günlük veriler, hastalığın bulaşma hızını doğrudan ve tek başına göstermeyebilir.

SALGIN ALTI EYALETE YAYILDI

Salgın, Bas-Uele, Haut-Uele, Ituri, Kuzey-Kivu, Güney-Kivu ve Tshopo olmak üzere altı eyaletteki 60 sağlık bölgesinde kayda geçti. Son günlerde iki yeni sağlık bölgesinde daha vakaların tespit edilmesi, virüsün coğrafi yayılımının sürdüğünü ortaya koydu.

Ituri eyaleti, salgının merkez üssü olmayı sürdürüyor. Müdahale ekipleri özellikle Ituri’nin yanı sıra Kuzey-Kivu ve Haut-Uele’de vaka tespiti, temaslı takibi, laboratuvar kapasitesinin artırılması ve hastaların izolasyonu çalışmalarına yoğunlaşıyor.

EN ÇOK VAKA ITURİ’DE

DSÖ’nün ağustos ayında yayımladığı değerlendirmelerde Ituri, toplam vakaların büyük bölümünün görüldüğü eyalet olarak öne çıktı. Bölgedeki insani kriz, nüfus hareketliliği, sağlık tesislerine erişimde yaşanan sorunlar ve güvenlik olayları, salgına müdahaleyi zorlaştıran başlıca koşullar arasında sıralandı.

Çatışmalar ve yerinden edilme hareketleri nedeniyle bazı bölgelere ulaşımın sınırlı kalması, temaslı kişilerin izlenmesini ve yeni vakaların erken belirlenmesini güçleştiriyor. Sağlık çalışanlarının grevi ve tıbbi malzeme tedarikindeki aksaklıklar da müdahale kapasitesini baskılayan unsurlar arasında bulunuyor.

BUNDİBUGYO VİRÜSÜNE KARŞI ONAYLI AŞI YOK

Salgına Bundibugyo virüsü neden oluyor. DSÖ’nün güncel açıklamalarına göre bu virüse karşı hâlihazırda onaylanmış bir aşı veya spesifik tedavi bulunmuyor. Klinik araştırmalar ve olası tıbbi karşı önlemlere yönelik çalışmalar sürerken, salgının kontrolünde erken vaka tespiti, izolasyon, temaslı takibi, enfeksiyon kontrolü ve destek tedavisi önem taşıyor.

Bundibugyo virüs hastalığı; ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısı gibi başlangıçta başka hastalıklarla karıştırılabilecek belirtilere yol açabiliyor. Hastalık ilerlediğinde sindirim sistemi sorunları, organ işlev bozuklukları ve bazı vakalarda kanamalı bulgular görülebiliyor. Kesin tanı için laboratuvar testleri gerekiyor.

DSÖ ACİL DURUM KARARINI SÜRDÜRDÜ

DSÖ’nün 18 Ağustos’taki Acil Durum Komitesi toplantısına ilişkin 28 Ağustos tarihli raporunda, KDC’deki salgının uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu olma ölçütlerini karşılamaya devam ettiği bildirildi. Komite, salgının hızlı büyümesi ve yeni sağlık bölgelerine yayılması nedeniyle müdahalenin yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Örgüt, salgının bir pandemi acil durumu olarak değerlendirilmediğini ancak KDC’deki riskin çok yüksek seviyede kaldığını açıkladı. Uganda’da KDC’den kaynaklanan vakalar görülmüş, ancak DSÖ’nün son değerlendirmesinde Uganda’da 16 Temmuz’dan bu yana yeni vaka tespit edilmediği ve ülkedeki bulaşmanın kontrol altına alındığı belirtildi.

MÜDAHALE ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

KDC makamları ve uluslararası kuruluşlar; sağlık tesislerinde enfeksiyon önleme uygulamalarını güçlendirme, laboratuvar testlerini artırma, tedavi merkezleri kurma, güvenli ve onurlu defin işlemlerini destekleme ve toplumla iletişimi geliştirme çalışmalarını sürdürüyor.

Ayrıca ülkenin önemli ulaşım güzergâhlarından biri olan Kongo Nehri boyunca salgının yayılmasını önlemeye yönelik hazırlıklar yürütülüyor. Bu kapsamda limanlarda ve topluluk düzeyinde gözetim faaliyetlerinin artırılması, olası vakaların daha hızlı tespit edilmesi ve komşu bölgelere geçiş riskinin azaltılması hedefleniyor.

KDC TARİHİNİN EN BÜYÜK EBOLA SALGINI

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 1976’dan bu yana çok sayıda Ebola salgını yaşandı. 2018-2020 dönemindeki salgın, uzun süre ülkenin en ağır Ebola dalgası olarak kayıtlarda yer aldı. Ancak Bundibugyo virüsünün neden olduğu mevcut salgın, doğrulanmış vaka sayısı ve can kaybı bakımından bu dönemdeki seviyeleri geride bıraktı.

31 Ağustos 2026 itibarıyla açıklanan 6041 doğrulanmış vaka ve 2911 ölüm, salgının hem ülke içinde hem de bölgesel ölçekte ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu gösteriyor. Yetkililer, vaka tespiti ve temaslı takibinin hızlandırılmasının yanı sıra sağlık hizmetlerinin salgından etkilenen bölgelerde kesintisiz sürdürülmesine odaklanıyor.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ