Elazığ’da ASM kiralarına yüzde 350’ye varan artış iddiası tepki çekti
Elazığ’da bazı Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) kira bedellerinde yüzde 350’ye varan artışlar yapıldığı iddiası, aile hekimleri ve sağlık çalışanlarının tepkisine neden oldu. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, artışlara ilişkin kendilerine ulaşan bilgilerin ardından sürecin hukuki yönden incelenmeye başlandığını açıkladı.
11 ve 12 Eylül 2026 tarihlerinde kamuoyuna yansıyan sendika açıklamalarında, söz konusu kira artışlarının Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bazı ASM’ler için uygulandığı belirtildi. Mehlepçi, iddia edilen artışların aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarının giderlerini artırabileceğini ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından sorun oluşturabileceğini savundu.
KİRA ARTIŞLARI HUKUKİ İNCELEMEYE ALINDI
Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından yapılan açıklamaya göre, bazı aile hekimlerine kira bedellerindeki yüksek oranlı artışlar yazılı bildirim, yeni sözleşme veya tarafların karşılıklı iradesini ortaya koyan yeni bir hukuki işlem olmadan yansıtıldı. Sendika, artışların hangi sözleşme ve mevzuat hükümlerine dayandığının incelenmesi amacıyla hukuk komisyonu ve avukatları aracılığıyla çalışma başlattı.
Dr. Mehlepçi, inceleme sonucunda mevzuata, sözleşmelere veya hukukun temel ilkelerine aykırılık tespit edilmesi halinde gerekli idari ve hukuki girişimlerin başlatılacağını bildirdi. Açıklamada, sürecin üyelerin hak ve menfaatleri korununcaya kadar takip edileceği ifade edildi.
SENDİKA: TEK TARAFLI ARTIŞ KABUL EDİLEMEZ
Sendika Genel Başkanı Mehlepçi, kira bedellerindeki artışların olağan ve kabul edilebilir oranların çok üzerinde olduğunu belirterek tek taraflı biçimde uygulandığını öne sürdü. Mehlepçi’ye göre, kamu sağlık hizmetinin yürütüldüğü merkezlerde kira belirlenirken hukuka uygunluk, öngörülebilirlik, şeffaflık ve hakkaniyet ilkelerinin gözetilmesi gerekiyor.
Mehlepçi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Tek taraflı biçimde dayatılan ve fahiş nitelik taşıyan kira artışlarının kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Ancak açıklamada, yüzde 350’ye varan artışların hangi ASM’lerde uygulandığı ve her merkez için kira bedelinin ne kadar değiştiğine ilişkin ayrıntılı liste paylaşılmadı.
ASM’LERİN KAMU HİZMETİ NİTELİĞİ VURGULANDI
Aile Sağlığı Merkezlerinin yalnızca kiralanan taşınmazlar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten sendika, bu merkezlerde koruyucu sağlık hizmetleri, muayene, takip ve aşılama gibi birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulduğuna dikkat çekti. Açıklamada, aile hekimlerinin ticari faaliyet yürüten kiracılar gibi değerlendirilmesinin ASM’lerin kamusal niteliğini göz ardı edeceği savunuldu.
Mehlepçi, aile hekimlerinin temel görevinin kira artışlarının oluşturduğu mali yükle mücadele etmek değil, vatandaşlara nitelikli sağlık hizmeti sunmak olduğunu söyledi. Sendika, yüksek kira giderlerinin aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma koşullarını zorlaştırabileceğini ve merkezlerin işletme giderlerini karşılamada sorun yaşanmasına neden olabileceğini ileri sürdü.
BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM UYARISI
Açıklamada, kira bedellerindeki artışların yalnızca sağlık çalışanlarının mali yükü olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Sendikaya göre ASM giderlerinin sürdürülemez hale gelmesi, merkezlerin hizmet sunma kapasitesini ve vatandaşların birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimini etkileyebilecek bir risk oluşturuyor.
Birlik ve Dayanışma Sendikası, aile sağlığı hizmetlerinin kesintisiz yürütülebilmesi için kamu idaresinin aile hekimlerinin çalışma koşullarını ağırlaştırmayan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. Mehlepçi, ASM’lerin ticarethane olmadığını ve kamu hizmetinin yüksek kira artışlarına bağlı hale getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
HUKUKİ SÜREÇTE İNCELEME BEKLENİYOR
Sendikanın hukuk komisyonu ve avukatları tarafından yürütülecek incelemede, kira artışlarının ilgili sözleşmelerle, uygulanan mevzuatla ve tarafların haklarıyla uyumlu olup olmadığı değerlendirilecek. İddiaların hukuki dayanağının belirlenebilmesi için artış bildirimleri, sözleşme hükümleri ve kira bedellerindeki değişikliklerin ayrı ayrı incelenmesi bekleniyor.
Mevcut açıklamalar, yüzde 350’ye varan artış iddiasının sendika tarafından aktarılan bilgilere dayandığını gösteriyor. Sürecin sonucunda hazırlanacak hukuki değerlendirme ve ilgili kurumlardan yapılabilecek açıklamalar, kira artışlarının kapsamı ile uygulamanın dayanağına ilişkin daha net bilgi sağlayacak.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...