TTB’den SBÜ’nün 236 Akademik Kadro İlanına ‘Kişiye Özel’ Tepkisi

TTB’den SBÜ’nün 236 Akademik Kadro İlanına ‘Kişiye Özel’ Tepkisi

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ) 14 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 236 öğretim üyesi kadrosuna ilişkin ilanını eleştirdi. TTB, bazı kadrolar için belirlenen özel şartların genel ve ölçülebilir akademik kriterler yerine belirli kişilerin geçmiş çalışmalarını tarif eder nitelikte olduğunu savundu.

Birlik, SBÜ Rektörlüğü ile Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) çağrıda bulunarak ilanlardaki özel koşulların ve bu koşulların gerekçelerinin mevzuata uygunluk açısından incelenmesini istedi. TTB, üniversitenin atama yönergesine ve YÖK düzenlemelerine aykırı olduğu değerlendirilen ilanların iptal edilmesi gerektiğini bildirdi.

236 KADRONUN 230’U PROFESÖR

SBÜ’nün ilanında toplam 236 öğretim üyesi kadrosu yer aldı. Kadroların 230’u profesör, 4’ü doçent ve 2’si doktor öğretim üyesi pozisyonundan oluştu. Bu dağılıma göre profesör kadroları toplamın yaklaşık yüzde 97,5’ini, doçent kadroları yüzde 1,7’sini, doktor öğretim üyesi kadroları ise yüzde 0,8’ini oluşturdu.

İlana göre başvurular 14-28 Ekim 2026 tarihleri arasında SBÜ Akademik Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. İlan kapsamında tıp ve sağlık bilimlerinin yanı sıra eczacılık, hemşirelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon, psikoloji ve sosyal hizmet gibi alanlarda da kadrolar bulunuyor.

KADROLARIN BÜYÜK İLLERDE YOĞUNLAŞMASI TARTIŞMA YARATTI

TTB, kadro dağılımının büyük illerde yoğunlaşmasına da dikkat çekti. Birliğin paylaşımında İstanbul’un toplam kadro dağılımındaki payı yüzde 31,78, Ankara’nın payı yüzde 29,66, Adana’nın payı ise yüzde 9,32 olarak verildi.

Açıklamada, profesörlük kadrolarının ve ilanların büyükşehirler lehine dağılımının, SBÜ’nün akademik kadro planlamasını hangi ihtiyaçlara göre yaptığı sorusunu gündeme getirdiği belirtildi. TTB ayrıca kadroların farklı birimler arasında hangi ölçütlerle dağıtıldığının ve özel atama şartlarının hangi akademik gerekçelere dayandığının açıklanmasını istedi.

“KOŞULLAR BELİRLİ ADAYLARI TARİF EDİYOR” İDDİASI

TTB, bazı ilanlarda çok özgün konu başlıklarındaki çalışmaların atama şartı olarak arandığını ileri sürdü. Birliğe göre bu tür koşulların nesnel, bilimsel ve denetlenebilir olup olmadığı; başvuru yapabilecek adaylar arasında eşitliği sağlayıp sağlamadığı açıklığa kavuşturulmalı.

Açıklamada, belirli bir adayın akademik geçmişine veya çalışmalarına özgü biçimde hazırlanan şartların liyakat ve fırsat eşitliği bakımından sorun oluşturabileceği ifade edildi. TTB, ilan şartlarının belirli bir kişiyi işaret edip etmediğinin yalnızca idari değerlendirmeyle değil, mevzuat ve akademik ölçütler çerçevesinde incelenmesi gerektiğini savundu.

YÖK’ÜN 2021’DEKİ DÜZENLEMESİ HATIRLATILDI

TTB, SBÜ’nün Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesi’nin 17 Kasım 2020’de yayımlandığını ve 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Birlik ayrıca 9 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, adayların lisansüstü tezlerinin veya tez başlıklarının bir bölümünün ya da tamamının özel şart olarak gösterilmesine sınırlama getirildiğini belirtti.

YÖK’ün söz konusu düzenlemesine göre, yalnızca belirli bir adayı tanımlayabilecek nitelikte özel şartların öğretim üyesi ilanlarında kullanılmaması gerekiyor. TTB, yeni ilanlarda yer alan koşulların bu çerçeveyle ve SBÜ’nün kendi atama yönergesiyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesini talep etti.

TTB’DEN ÖNCEKİ İLANLARA İLİŞKİN BAŞVURU

Birlik, SBÜ’nün önceki kadro ilanları hakkında da YÖK’e ve üniversite rektörlüğüne başvurular yaptığını bildirdi. TTB, daha önce liyakat ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmadığını değerlendirdiği ilanların iptal edilmesini istemişti.

TTB’nin açıklamasında, YÖK’ün geçmişte belirli bir kişinin uzmanlık alanını tarif eden ilanların kabul edilemeyeceği yönünde değerlendirmelerde bulunduğu da aktarıldı. Birlik, son ilanı kadro sayısı, kadro dağılımı ve özel şartlar bakımından bu ölçütler ışığında değerlendirdiğini belirtti.

KLİNİKLER VE BİRİMLER ARASINDAKİ DAĞILIM SORGULANDI

TTB, uzmanlık eğitimi veren, sağlık hizmeti sunan ve bilimsel araştırma yürüten bazı kliniklerde kadro açılmadığını; buna karşın uzmanlık eğitimi vermeyen bazı birimler için ilana çıkıldığını ileri sürdü. Açıklamada, bu durumun akademik ve sağlık hizmeti planlamasının hangi nesnel ihtiyaçlara göre yapıldığı konusunda soru işaretleri oluşturduğu ifade edildi.

Birlik, üniversitelerin yalnızca personel ihtiyacını karşılayan kurumlar olmadığını; eğitim, sağlık hizmeti, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma işlevlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle kadro planlamasının birimlerin mevcut yükü, eğitim kapasitesi ve araştırma gereksinimleriyle ilişkilendirilmesi gerektiğini savundu.

“KADRO İLANLARININ AMACI KAMU YARARI OLMALI”

TTB, kadro ilanlarının belirli kişilere görev alanı açmak amacıyla değil, üniversitenin bilimsel niteliğini ve topluma sunduğu hizmeti geliştirmek amacıyla hazırlanması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, akademik atamalarda nesnel, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlerin uygulanması çağrısı yapıldı.

Birlik, SBÜ’deki kadro dağılımının eğitim, sağlık hizmeti, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istedi. TTB’nin açıklamasında, akademik emeği, liyakati ve bilimsel özerkliği koruyan bir kadro politikası izlenmesi gerektiği belirtildi. SBÜ veya YÖK tarafından söz konusu eleştirilere ilişkin yeni bir açıklama yapıldığına dair doğrulanmış bir bilgi ise bulunmuyor.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ