Maaşı zamanında ödenmeyen işçi kıdem tazminatına hak kazandı

Maaşı zamanında ödenmeyen işçi kıdem tazminatına hak kazandı

Ücretin zamanında ödenmemesi, işçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkisinde yalnızca mali bir gecikme olarak değerlendirilmiyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ücretin kanunda veya iş sözleşmesinde öngörülen zamanda ödenmemesinin, somut olayın koşullarına göre işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve kıdem tazminatı talep etme imkânı verebileceğine hükmetti.

Karara konu uyuşmazlıkta N.D. isimli işçi, ücretinin zamanında ödenmediğini belirterek iş sözleşmesini sona erdirdi. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma alacaklarının faiziyle birlikte ödenmesini talep etti. Yerel mahkeme, ücretin kanunda öngörülen süreden sonra yatırıldığı ve önceki dönemlerde de ödeme gecikmeleri yaşandığı gerekçesiyle işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına karar verdi.

YARGITAY KARARININ AYRINTILARI

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 12 Ocak 2023 tarihli ve 2022/17003 esas, 2023/341 karar sayılı dosyada işçinin haklı nedenle fesih iddiasını değerlendirdi. Davacı işçi, 24 Mayıs 2019 tarihli ihtarnameyle ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirdi.

İşçinin talep ettiği alacaklar arasında kıdem tazminatının yanı sıra kullanılmayan yıllık izin ücretleri ve fazla çalışma karşılıkları da yer aldı. Davalı şirket ise kısa süreli ve süreklilik göstermeyen ücret gecikmelerinin haklı fesih nedeni olamayacağını savundu ve davanın reddini istedi.

NİSAN 2019 ÜCRETİ GEÇ ÖDENDİ

Dosyadaki banka kayıtlarına göre işçinin ücretleri normal şartlarda ayın ilk haftası içinde ödeniyordu. Ancak Nisan 2019 dönemine ait ücret, iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden yaklaşık 5 gün sonra, 28 Mayıs 2019 tarihinde ödendi.

İlk derece mahkemesi, Nisan ayı ücretinin ödeme gününden sonra ve kanunda öngörülen 20 günlük sürenin de aşılmasıyla yatırıldığına dikkat çekti. Mahkeme ayrıca önceki aylara ilişkin ücret ödemelerinde de zaman zaman gecikmeler bulunduğunu değerlendirdi. Bu unsurlar birlikte ele alınarak işçinin fesih işleminin haklı nedene dayandığı kabul edildi.

İŞÇİ KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANDI

Yerel mahkeme, işçinin ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna vardı ve kıdem tazminatı talebini kabul etti. Dosya kapsamında işçiye kullandırıldığı kanıtlanamayan 46 günlük bakiye yıllık izin süresinin bulunduğu da tespit edildi.

Buna karşılık fazla çalışma alacağı, yeterli şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle kabul edilmedi. Böylece dava kısmen kabul edilmiş oldu. Davalı şirketin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI YERİNDE BULDU

Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinde ücretin hangi tarihte ödeneceğine ilişkin özel bir hüküm bulunmadığını, buna rağmen banka kayıtlarının ücretlerin ayın ilk haftasında yatırıldığını gösterdiğini belirledi. Nisan 2019 ücretinin ise uzun süre sonra ödenmesi, işçinin haklı nedenle fesih iddiasının kabul edilmesinde etkili oldu.

Mahkeme, işveren tarafından sunulan yıllık izin belgelerinde işçinin 46 günlük izin hakkını kullandığının veya bu sürenin ücretinin ödendiğinin kanıtlanamadığı değerlendirmesinde de bulundu. Bu nedenle kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden verilen kararın korunmasına hükmetti.

YARGITAY TEMYİZ BAŞVURUSUNU REDDETTİ

Davalı şirket, ücretteki gecikmenin tek seferlik olduğunu ve işçinin asıl amacının kendi kuracağı ekiple aynı işi sürdürmek olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etti. Şirket ayrıca ekonomik daralma nedeniyle bazı alacakların tahsil edilemediğini, bu nedenle ücret ödemesinde gecikme yaşandığını savundu.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise tarafların iddia ve savunmalarını, dosyadaki belgeleri, uygulanması gereken hukuk kurallarını ve mahkemelerin gerekçelerini inceledi. Yüksek Mahkeme, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vererek Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü onadı. Karar 12 Ocak 2023 tarihinde oy birliğiyle verildi.

İŞ KANUNU NE DİYOR?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının e bendine göre, işverenin işçinin ücretini kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun şekilde hesaplamaması ya da ödememesi, işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturabiliyor. Bu kapsamda yalnızca temel maaş değil; fazla çalışma ücreti, prim, ikramiye ve sözleşmeden doğan bazı ücret ekleri de değerlendirmeye alınabiliyor.

Kanunun 34. maddesinde ise ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde, mücbir bir neden olmaksızın ödenmeyen işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği düzenleniyor. Ancak bu 20 günlük süre, ücret gecikmesi nedeniyle haklı fesih hakkının doğması bakımından her olayda otomatik bir bekleme şartı olarak değerlendirilmiyor. Yargıtay kararında belirleyici olan; ücretin ödeme düzeni, gecikmenin süresi, önceki gecikmeler ve olayın bütün koşulları oldu.

HER GECİKME OTOMATİK OLARAK TAZMİNAT HAKKI DOĞURMUYOR

Karar, maaşın bir gün gecikmesi halinde her çalışanın hiçbir başka koşul aranmadan kıdem tazminatı alabileceği anlamına gelmiyor. Ücretin ödeme gününün ne olduğu, gecikmenin ne kadar sürdüğü, işverenin düzenli ödeme alışkanlığı, önceki aylardaki uygulama ve işçinin fesih işlemini hangi tarihte yaptığı birlikte inceleniyor.

Somut dosyada Nisan 2019 ücretinin ödeme tarihinin belirgin biçimde aşıldığı, ödemenin iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden sonra yapıldığı ve geçmiş dönemlerde de gecikmeler bulunduğu tespit edildi. Bu nedenle işçinin feshi haklı kabul edildi ve kıdem tazminatı talebi yönünden yerel mahkemenin kararı kesinleşti.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ